1. Sohbet

Aşk Kalıntıları

'Aşk ve Sevgi' forumunda garfield tarafından 16 Ağustos 2017 tarihinde açılan konu

  1. garfield

    garfield Admin Admin

    Katılım:
    15 Aralık 2016
    Mesaj:
    277
    Alınan Beğeniler:
    41
    Ödül Puanları:
    28
    Cinsiyet:
    Erkek
    Bir garip hoşlantı başlar önceleri, sonrasında büyür alev olur insanın içerisinde. Yangın gibi yanıp kavrulur insan aşk ile resmen. Tabi yaşanırken güzel olan aynı zamanda sevdiğin kişinin hasretini içinde taşırken canı yanan bir beden taşır insan. Acısı tatlısı ile yaşanan her dakika hatta saniye anlamlıdır muhakkak. Gerçekten seviyorsan eğer aklına gelebilecek her fedakarlığı yaparsın aşk'ın için. Bir örnek ile gerçek aşkı tanımlaya biliriz sizlere.

    Nazım Hikmet çok sevdiği Piraye ile Gülhane parkında buluşacaktır. Fakat Nazım'ın polis tarafından aranması vardır buna rağmen gider Gülhane parkına. Piraye'sini beklerken o anda karşıdan yaklaşan polis'leri görür ve kaçışı gülhane parkındaki ceviz ağacına çıkmakta bulur. Ceviz ağacının üzerinde saklanırken Piraye gelir ve ağacın altında beklemeye başlar. Tabi Nazım Hikmet polis'ler görecek diye sesini çıkaramaz ve cebinden bir kağıt kalem çıkarıp '' Ben bir ceviz ağacıyım Gülhane parkında '' adlı eseri yazar.

    Nazım Hikmet'e o anlamlı satırları yazdıran aslında zekası değildir bence. Piraye'ye olan aşk'ı sayesinde yazdığı satırlar oldukça tutularak Cem Karaca gibi şarkıcılar tarafından şarkı olarak seslendirilmiştir. Tabi aşk kalıntıları demiştik başlıkta bunuda yazmak gerekir. Yaşanırken güzel olan bu güzel şey bittiğinde ' Sudan çıkmış balık gibi ' hisseder insan kendisini. Unutmak çok zordur hatta imkansızdır dersin. Bir madde bağımlısı gibi her an canlanır gözünün önünde.. Tabi aşk acısına tek iyi gelen şey '' zaman'dır ''.
     

Bu Sayfayı Paylaş